- Sanatçının özgün yaratımı olan bir “eser”, tekil ve estetik bir değer olarak doğar.
Ancak günümüz piyasa koşullarında bu eserlerin bir şarap şişesi etiketinde, bir tekstil deseninde veya bir mobilya tasarımında seri halde kullanılarak ticari dolaşıma girmesi sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Bu süreçte karşımıza çıkan en temel soru şudur: Bir eser, seri üretime konu olduğunda “sanat eseri” vasfını yitirip sadece bir “ticari meta” haline mi gelir?
Tabii ki hayır. Çünkü, koruma kapsamı mevcuttur ve Hukuki Temel: FSEK ve SMK Arasındaki bütüncül ilişkidir. Bir ürünün hem 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) hem de 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) kapsamında korunması mümkündür.
FSEK Koruması (Telif): Eserin yaratıldığı an başlar, tescile gerek yoktur. Sahibinin “hususiyetini” (kişisel damgasını) taşıması şarttır. Sanatçının ömrü boyu ve vefatından sonra 70 yıl sürer.
SMK Koruması (Tasarım): Görsel yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine dayanır. Genellikle tescille korunur ve en fazla 25 yıllık bir koruma süresi sağlar.
Eserin bir etikete basılması veya sanayi yoluyla çoğaltılması, onun FSEK kapsamındaki “eser” niteliğini öldürmez. Aksine, ürün her iki kanunun koruma şemsiyesi altına girer.
- İhlaller günümüzde oldukça yaygın olup; konuyu somutlaştırmak adına ihlal ve ihtilaf konularında örnekler verecek olursam;
- İnternetten Görsel Kullanımı, en yaygın ihlaldir.
- Müzik Eserlerinin İzinsiz Kullanılması bu kapsamda ele alınır.
- İzinsiz Dijital Müzik Paylaşımı da yaygındır.
- Kitap, Film ve Müzik Korsanlığı da sıkça görülmektedir.
- Poster ve Fotoğrafın İzinsiz Kullanımı ve/veya Bir Sanat Eserine Dönüştürmelerde mevcuttur.
- Telifli kitapların izinsiz dijitalleştirilmesi,
- Logo ve Marka Tasarımı İhlalleri,
- Film ve Dizi Senaryosu Kopyalama,
- Sosyal Medya İçerik Hırsızlığı,
- Moda Tasarımı Kopyalama ihtilafları sıkça görülmektedir.
- Yapay Zeka ile Stil Kopyalama (ki, güncel tartışma konusudur) ise, ‘Stil Telif Hakkı Kapsamına Girer mi, Girmez mi’ birçok ülkede netleşmemiştir, hukuki platformlarda tartışma konusudur.
- Konuyu bir dava dosyasından, kısaca örnek vererek somutlaştıracak olursam, ünlü bir ressamımıza ait özgün tablosunun, bir zeytinyağı üreticisi tarafından izinsiz olarak ürün etiketinde kullandığı şeklinde ihtilafa özelinde, özetle:
Sanatçının Eser Vasfını taşıyan Özgün Tablosunun Zeytinyağı şişelerinde Etiket Olarak Kullanımı halinde, ‘Butik’ olarak üretim yapan Zeytinyağı Üreticisinin, ilgili resmi dijital ortama aktarıp binlerce şişeye basarak piyasaya sürdüğünde, ressamın birden fazla hakkını ihlal etmiş olur.
Bu durum;
FSEK kapsamında bu açık ihlal, İşleme hakkı, Çoğaltma hakkı, Yayma hakkı, Umuma iletim hakkının ihlallerine girdiği gibi, aynı zamanda Ressamın Manevi Haklarının da ihlaline de girdiği gibi; Zeytinyağı Üreticisinin zeytinyağı şişesi görselini Türk Patent ve Marka Kurumunda tasarım olarak tescili de Tasarım hukuka aykırı unsur içerdiği için korunmamış ve iptal davasına tabii plmuştur.
Ayrıca, bu ihtilaf, haksız rekabet kapsamında da ‘başkasının emeğinden haksız yararlanma ve yanıltıcı ticari uygulamalar’ ve ‘sanatsal imajla ürün pazarlama’ kapsamında da dava edilmiştir.
Keza, FSEK 71. Madde kapsamında, Eseri izinsiz kullanan kişi (şirket ortağı) hakkında da cezai yaptırım sözkonusudur.
Manevi haklar kapsamında, sanatçının isminin etikette belirtilmemesi, “Adın Belirtilmesi Yetkisi”, resim etikete uydurulmak için kırpılmışsa “Eserde Değişiklik Yapılmasını Men Etme” hakkı gibi manevi hak ihlaller de gündeme gelmiştir.
Yukarı bahseylediğim gibi, zeytinyağı üreticisi, bu etiketi, Ürün Şişesi ile birlikte, “Tasarım” olarak tescil ettirdiğini iddia etse dahi, bu tescil ressamın öncelikli telif haklarını ortadan kaldırmaz. Tasarım tescili, içindeki sanat eserinin izinsiz kullanımını meşrulaştıran bir “üst hak” değildir.
Bu konuda Yargı Kararları ve İçtihatlarına bakacak olursak;
Yargıtay, eser niteliği taşıyan ürünlerin endüstriyel kullanımında sanatçıyı koruyan istikrarlı bir tutum sergilemektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bir kararında, Tekstil sektöründe kullanılan desenlerin, tescilli olmasalar dahi özgün bir kompozisyon içermeleri durumunda FSEK kapsamında “güzel sanat eseri” olarak korunacağına hükmetmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Kararı da önemlidir, Genel Kurul, “Kümülatif Koruma” ilkesini teyit ederek, bir ürünün endüstriyel bir işlev görmesinin, onun sanatsal korunmasına engel teşkil etmediğini açıkça vurgulamıştır.
Eseri izinsiz olarak seri üretimde kullanılan sanatçı, hukuk davası yoluyla taleplerinde caydırıcı önemli unsurlar:
- Tecavüzün Men’i ve Ref’i: İzinsiz üretilen etiketlerin, şişelerin veya ürünlerin piyasadan toplatılması ve imhası,
- Maddi Tazminat ve 3 Kat Kuralı: FSEK m. 68 uyarınca sanatçı, o kullanım için isteyeceği telif bedelinin 3 katına kadar tazminat talebi,
- Manevi Tazminat: Sanatçının itibarının zedelenmesi veya eserinin ruhuna aykırı kullanımı nedeniyle talep edilir
Özellikle Ticari faaliyet Gözteren ve Haksız Kullanım Yolunu bir şekilde tercih eden taraf için, davada yukarıdaki talepler oldukça caydırıcıdır.
Sonuç itibari ile, bir sanat eserinin, bir ressama ait eserin şarap şişesi etiketi gibi ticari bir mecraya taşınması, o eseri hukukun dışına çıkarmaz; aksine koruma alanını genişletir.
Sanatçılar, eserlerinin seri üretimine bizzat onay verirken mutlaka “Mali Hakların Devri Sözleşmesi” yapmalı ve bu sözleşmede kullanım alanı da dahil net bir şekilde sınırlandırmalıdır.
Aksi takdirde, bir sanat eserinin birebir kullanımı, farklı bir şekle, ürüne veya mecraya aktarılmak sureti ile haksız tesciller ile kazanılan hakların arkasına sığınılan özellikle ticari ihlaller, FSEK’in hükümleri gereği ağır yaptırımlarıyla karşı karşıya kalmaya mahkumdur.
Ankara – Mart 2026
Av. Tuna Peker
Marka ve Patent Vekili