GELENEKSEL YÖRESEL KÜLTÜREL DEĞERLER VE TESCİL

ÖZET

Bir milletin geçmişten getirdiği inanç ve davranışların tümüne, yöresel kıyafetlerine, yemeklerine, toplumsal alışkanlıklarına, geçişten gelen izler barındıran yapı taşlarına gelenek görenek demekteyiz. Sanat ise bir milletin, güzeli yaratma ve bulma tarzı, ortak zevkini ifade ediş biçimidir.

Bütün bunlar, yani geleneksel, yöresel ve kültürel değerler, belirli özellikler taşırlar, toplum içinde paylaşılırlar, ciddiye alınırlar, coşku barındırırlar, kimi zaman soyutturlar, toplumsaldırlar, süreklidirler ve aktarım, dil ve sembollerle, nesnelerle yeni nesillere aktarılırlar.

Kültürel çeşitliliğin, insanlığın ortak mirasını oluşturduğunun ve herkesin yararı için değer verilmesi ve korunması gerektiğinin bilincinde olunması gereklidir. Çünkü sürdürülebilir kalkınmanın ana etkeni, kültürel yaratıcılığa iştirak edenlerin desteklenmesidir.

Gerek Anonim şekilde yapılan Coğrafi İşaret Tescilleri, gerek ise yöresel ürüne bağlı ürün ve eserlerin hatta kültürel zenginliğin ana dinamiğini oluşturan müzik eserlerinin, el sanatları ürünlerinin, fikri ve sınai mülkiyet hakları bağlamında tescilleri, kültürel esasa dayalı bu malların ve hizmetlerin, hem ekonomik değerlerinin ticari hayata katkısına sebep olur,hem de geçmişten günümüze taşınan kimliklerinin, tescil ile korunması suretiyle geleceğe taşınması, ekonomik değer olarak kalkınmada varlıklarını sürdürebilme imkanlarını sağlar.

Bu bildiride, geleneksel yöresel kültür değerlerinin korunması ile ilgili alınan hukuki kararların incelenmesi amaçlanmış ve tarama yöntemi çalışma sürdürülmüştür. Fikir ve Sanat Eserlerinin konusu, aklın, düşüncenin ve hissedip ifade etmenin ortaya çıkardığı fikri ürün ve ürünün sahibinin korunmasıdır. Burada şu durum ortaya çıkmaktadır. Bölgeye ait müzik eserleri, ağıtlar veya şiir, beste ya da bir mekanın çekimi gibi, meydana gelen Eserde, eseri meydana getiren kişinin yaşadığı ortam, birlikte olduğu topluluk, geçmişten getirdiği gelenek ve göreneklerinin ruhundaki etkisi, esere öznel bir hususiyet de bahşedebilmektedir. Bunu örneklendirebilirsek, bir batılının Gaziantep’i bir film ile anlatma formatı veya neşeli ya da hüzünlü bir melodiyi seslendirmesi ile, Gaziantep’li yani yöreye-bölgeye ait insanın meydana getireceği esere aktaracağı duygu çok farklı olacaktır. Bu sebeple belirli bir yöre ve kültür üretimi olan eserler, aynı yöreye ait toplum tarafından çok daha çabuk özümsenecek, benimsenecektir.

Coğrafi işaret / mahreç işareti ve geleneksel ürün tescili ve korumasi hakkında detaylı bilgilerle bildiri sunulacaktır.

Anahtar kelime : Kültür, tescil, coğrafi işaret, kültürel değerler

* Tuna Peker – Avukat – Marka ve Patent Vekili

ABSTRACT

TRADITIONAL LOCAL CULTURAL VALUES AND REGISTRATION

Traditions and customs encompass the collective beliefs and behaviors a nation inherits from its past. These include local attire, cuisine, social habits, and the foundational elements that carry traces of historical transitions. Art, on the other hand, represents a nation’s unique approach to creating beauty and expressing its collective aesthetic taste. Traditional, local, and cultural values possess distinct characteristics: they are shared within society, regarded with solemnity, and infused with communal enthusiasm. Whether abstract or social, these values are continuous and are transferred to new generations through language, symbols, and objects.

It is essential to recognize that cultural diversity constitutes the common heritage of humanity; therefore, it must be valued and protected for the collective benefit. A primary factor in sustainable development is the support of those who engage in cultural creativity.

Both Geographical Indication (GI) registrations—often made anonymously—and the registration of products, musical compositions, and handicrafts, form the core dynamics of cultural wealth. Within the framework of intellectual and industrial property rights, these registrations integrate the economic value of culture-based goods and services into commercial life. By protecting these identities through registration, their historical essence is preserved, allowing them to thrive as economic assets in modern development.

This report aims to examine the legal frameworks regarding the protection of traditional local cultural values through a comprehensive literature review (scanning method). The primary focus of Intellectual and Artistic Works is the protection of creators and the products of their minds, thoughts, and emotions.

A unique dynamic emerges here: in works such as regional music, laments, poetry, or cinematography, the creator’s environment and the traditions they carry deeply influence the work’s subjective character. For instance, a Westerner’s cinematic or musical depiction of Gaziantep will differ significantly from the emotional depth conveyed by a local artist from that region. Consequently, works produced within a specific culture are assimilated and adopted much more readily by that same society.

This report provides detailed information regarding Geographical Indications, Indications of Source, and the registration and protection of traditional products.

Keywords: Culture, registration, geographical indication, cultural values.

GELENEKSEL YÖRESEL KÜLTÜREL DEĞERLER VE TESCİL

A- Bir milletin geçmişten getirdiği inanç ve davranışların tümüne, yöresel kıyafetlerine, yemeklerine, toplumsal alışkanlıklarına, geçişten gelen izler barındıran yapı taşlarına gelenek görenek demekteyiz.

Sanat ise bir milletin, güzeli yaratma ve bulma tarzı, ortak zevkini ifade ediş biçimidir.

Bütün bunlar, yani geleneksel, yöresel ve kültürel değerler, belirli özellikler taşırlar, toplum içinde paylaşılırlar, ciddiye alınırlar, coşku barındırırlar, kimi zaman soyutturlar, toplumsaldırlar, süreklidirler ve aktarım, dil ve sembollerle, nesnelerle yeni nesillere aktarılırlar.

Kültürel çeşitliliğin, insanlığın ortak mirasını oluşturduğunun ve herkesin yararı için değer verilmesi ve korunması gerektiğinin bilincinde olunması gereklidir. Çünkü sürdürülebilir kalkınmanın ana etkeni, kültürel yaratıcılığa iştirak edenlerin desteklenmesidir.

Gerek Anonim şekilde yapılan Coğrafi İşaret Tescilleri, gerek ise yöresel ürüne bağlı ürün ve eserlerin hatta kültürel zenginliğin ana dinamiğini oluşturan müzik eserlerinin, el sanatları ürünlerinin, fikri ve sınai mülkiyet hakları bağlamında tescilleri, kültürel esasa dayalı bu malların ve hizmetlerin, hem ekonomik değerlerinin ticari hayata katkısına sebep olur, hem de geçmişten günümüze taşınan kimliklerinin, tescil ile korunması suretiyle geleceğe taşınması, ekonomik değer olarak kalkınmada varlıklarını sürdürebilme imkanlarını sağlar.

Buna göre;

B- COĞRAFİ İŞARET / MAHREÇ İŞARETİ VE GELENEKSEL ÜRÜN

Özellikle ve çoklukla, kültürel, folklorik ve geleneksel bilgi ve üretim tarihi çok uzun bir geçmişe sahip güzel iliniz Gaziantep’e özgü Antep Baklavası, Antep Beyranı, Antep Bulguru, Antep Dolmalık Biber Kurusu, Antep Fıstık Ezmesi, Antep Fıstığı, Antep Katmeri gibi yüzlerce örnek teşkil eden ürün, bu güne kadar tescil edilmiştir.

Coğrafi işaret, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından, kökenin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş ürünü gösteren işarettir. Coğrafi işaretler, belirtilen özelliklerine göre menşe adı ya da mahreç işareti olarak tescil edilmekte olup; ürün ile anılan menşe adı ise, coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya istisnai durumlarda ülkeden kaynaklanan, tüm veya esas özelliklerini sadece bu coğrafi alana özgü doğal ve beşerî unsurlardan alan, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerin tümü de, sadece bu coğrafi alanın sınırları içinde gerçekleşen ürünleri tanımlayan adlardır.

Bazı ürünler ise, ‘Mahreç İşaret’ ile tescil alırlar. Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya ülkeden kaynaklanan, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından bu coğrafi alan ile özdeşleşen, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az biri, belirlenmiş coğrafi alanın sınırları içinde yapılan ürünleri tanımlayan adlardır, ancak, mahreç işaretlerini taşıyan ürünün özelliklerinden en az biri yöreye ait olmakla birlikte, mevcut yöre dışında da üretilebilmesi söz konusudur.

Menşe adı veya mahreç işareti kapsamına girmeyen ve ilgili piyasada geleneksel yöntemlerle, geleneksel hammadde ve malzeme ile üretimi yapılan ürünler ise, ürün adı olarak en az otuz yıl süreyle kullanıldığı kanıtlandığı takdirde, ‘geleneksel ürün adı’ olarak tanımlanır.

C- COĞRAFİ İŞARET / MAHREÇ İŞARETİ VE GELENEKSEL ÜRÜN TESCİLİ VE KORUMASI

Bütün bu ürünlerin tescil edilmeleri ve tescil ile korunmaları aşamalarına baktığımızda, 2 Resmi Kurumun devrede olduğunu görmekteyiz. Bunlardan ilki Türk Patent ve Marka Kurumu’dur.

Şöyle ki;

Coğrafi işaret veya Mahreç Adı taşıyan veya Geleneksel Ürün Vasfına haiz ürünlerin, şartları sağlayan herkes tarafından üretimi ve pazarlaması yapılabilse de, tescil için başvuru hakkına herkes sahip değildir.

Aşağıda belirteceğim gerçek veya tüzel kişiler, coğrafi işaret/mahreç işareti veya geleneksel ürün adı için tescil başvurusunda bulunabilirler:

– Üretici Grupları,

– Ürün veya ürünün kaynaklandığı coğrafi alanla ilgili kamu kurum ve kuruluşları,

– Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,

– Ürünle ilgili olarak kamu yararına çalışan veya üyelerinin ekonomik çıkarlarını korumaya yetkili dernekler, vakıflar ve kooperatifler,

– Ürünün tek bir üreticisi varsa, bu durumu ispat etmesi şartıyla ilgili üreticiler.

Doğal ve beşerî unsurların bir araya gelmesi sonucu oluşan bu emtialar yani mallar, gıda, tarım, maden, el sanatları ürünleri ve sanayi ürünlerinden oluşabilir ve 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununda yer alan şartlara uygun olanlar, tescil edilmesi şartıyla, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı korumasından yararlanır.

Tescilli coğrafi işaretler ve geleneksel ürün adları sicilde belirtilen şartlara uygun olan ürünlerin üretimi veya pazarlamasında faaliyet gösterenler tarafından kullanılabilir. Yani tek bir üretici değil, tescil belgesinde belirtilen şartlarda üretim yapanların veya satışa sunanların tümü tarafından, tescil ile koruma haklarından faydalanmak üzere koruma sağlanır.

Korumadan yararlanmak isteyen kişiler, tescil ettirene, coğrafi işaret ve geleneksel ürün adına yönelik üretim ve pazarlama faaliyeti gösterdiklerine dair bildirimde bulunur. Başvuru yapanın rolü ise coğrafi işaretin tescil işlemlerini yürütmek, denetim işlemlerini koordine etmek ve ortaya çıkan uygunsuzluklar için gerekli hukuki işlemleri yerine getirmektir. Yani coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı tescilinin, ürüne katma değer sağlamasında başvuru yapan, Üretici Grupları, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşları, Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek kuruluşları, Yetkili Dernekler, Vakıflar ve Kooperatifler, şayet ürünün tek bir üreticisi varsa, bu durumu ispat etmesi şartıyla ilgili üreticiler, başvuruda temel rol almaktalarsa da, tescil, başvuru yapana inhisarı hak sağlamaktan ziyade bir takım görev ve sorumluluklar yükler. Tescil, başvuru sahipliği nezdinde anonimdir.

Ayrıca, başvuruda bulunan tarafın da bir takım sorumlulukları mevcuttur. Tescil olunacak Ürün/ Mal ve Emtianın coğrafi işaret olduğu hususu ve geleneksel ürün adı taşıdığı bilgisi ile üretim özellikleri hakkında bilgilendirilme yapılır. Ürünün, tescil belgesine uygun üretimine riayet edilmesinin sağlanması, üreticilerin örgütlenerek birlikte hareket edilmesine yönelik çalışmalar yapılması ve ürünün yurt içinde ve yurt dışında daha fazla tanınmasına yönelik tanıtım çalışmalarının imece usulü yürütülmesi hususu da başvuru sahibi kurum ve kuruluşun görevleri içerisindedir.

Türk Patent ve Marka Kurumuna tescil için başvurusu yapılan bu haklar, tescilin Bültende yayımlandığı tarih itibarıyla hüküm ifade eder.

Keza, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adının, tescile uygun olmayan bir ürün üzerinde kullanıldığının tespit edilmesi halinde bu uygunsuzluğun giderilmesi için izlenebilecek çeşitli yasal yollar da mevcuttur. Haksız kullanım, denetim mercii tarafından gerçekleştirilen rutin denetimlerle veya şikâyet üzerine tespit edilebilir. Tespitin denetim mercii tarafından yapılması halinde, denetim merciince uygunsuzluğun giderilmesi için gerekli işlemler başlatılır. Uygunsuzluğun tescil edilmiş coğrafi işaretin kullanım hakkına sahip kişilerce tespiti halinde, gerekli işlemlerin yapılması tescil ettirenden talep edilir.

Tescil ettiren kurum ve kuruluşun, kooperatifin gerekli işlemleri başlatmaması durumunda, bu anonim tescil ile kullanım hakkına sahip kişiler de, uygunsuzluğun giderilmesi için işlemleri bireysel olarak başlatılabilir.

Denetim mercii haksız kullanım tespit ettiği durumlarda, amblemin ve coğrafi işaret adının ürün üzerinden kaldırılması konusunda uyarı yapar ve uyarılara rağmen coğrafi işaret adının kullanılmaya devam edilmesi durumunda tescil ettiren; Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 149’uncu maddesinde belirtilen, tecavüzün önlenmesi, tespiti, durdurulması, maddi zararın tazmini, tecavüzün devamının engellenmesi için gerekli önlemlerin alınması, gerektiğinde imhası gibi hususları talep edebilir.

Haksız kullanımların engellenmesi için ayrıca diğer yasal yollardan biri, ilgili kanunlar çerçevesinde Tarım ve Orman İl Müdürlüklerine ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun gereğince İl Ticaret Müdürlüklerine şikâyet yoludur.

‘Geleneksel Ürün Adı’ Tescili söz konusu olduğunda da, tescil ile kullanım hakkına sahip kişiler, üçüncü kişilere karşı hakların ihlaline karşı, aynı yaptırımları talep edebilirler. Ve yine aynı şekilde bu haklar, tescilin Bültende yayımlandığı tarih itibarıyla hüküm ifade eder.

Örneğin, bir bölgeye, bir ile bir şehre özgü nitelik taşıyan ürünler vardır. Burada el sanatları – geleneksel el sanatları ön plana çıkar. Mesela, sedef kakmacılık, bakırcılık, kutnuculuk, aba dokumacılığı, yemenicilik, nalıncılık, Antep işi el işlemeciliği, gümüş işlemeciliği, Antep kilim ve halı dokumacılığı, küpçülük, kuyumculuk, semercilik, müzik aletleri yapımcılığı Gaziantep iline özgü el sanatlarındandır.

Şahıslar üretilen bu ürünlere, ayrı bir hususiyet aktarmak sureti ile yenilik içeren orijinal bir ürün imal ettiklerinde bunun gerek şahısları nezdinde markasını gerek ise yine adlarına

tasarımlarını, Türk Patent ve Marka Kurumunda tescil ettirebilirler. Tescil, başvuru ile hüküm teşkil eder ve belirli yasal süreler ve incelemeler sonucu, başvurucuya belge tahsis edilir.

Keza Tasarımlar, Geleneksel Dizayn ve Özelliklere Sahip Otantik Özellik taşıyan Tasarımlar da yine aynı sistem içerisinde, renk, şekil özgül desenleri ile Türk Patent Enstitüsü Endüstriyel Tasarımlar Bölümünde tescil ile koruma altına alınmaktadır.

D- KÜLTÜREL DEĞERLER KAPSAMINDA KÜLTÜR VARLIKLARI VE HUKUKİ KORUMA :

Kültür varlıkları kavramının tanımı 5863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda yapılmıştır.

Kültür varlıkları, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklardır.

Tarihi bir çok mekanı ve bu mekanlarda yer alan özgün değer taşıyan tarihi varlıkları ile meşhur olan ilinizde, Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir.

Ve yine bu konuda, bu varlıkların yurt dışına çıkarılmamaları da dahil, korunmamaları halinde verilecek cezalar keza yükümlülükler 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu amir hükümlerince, uluslararası alanda ise, Unesco tarafından belirlenmiştir.

E- KÜLTÜREL DEĞERLER KAPSAMINDA ETNİK FİKİRLER VE SANAT ESERLERİ VE HUKUKİ KORUMA :

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) uyarınca ‘Eser’, sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini ifade eder. Güzel sanat eserleri, estetik değere sahip olan tablolar; her türlü resimler, desenler, pasteller, gravürler, güzel yazılar ve tezhipler, kazıma, oyma, kakma veya benzeri usullerle maden, taş, ağaç veya diğer maddelerle çizilen veya meydana getirilen eserler olup, bir yazım tekniği olan kaligrafi ve serigrafi de, eser kapsamındadır.

Burada önemle belirtilmesi gereken tarihi eserler ile tüm bu eserleri, mimari eser dahi olsalar karıştırılmaması hususudur. Çünkü bu eski dönemlere ait varlıklar eser sahibinin ölümünden 70 yıl sonra telif hakkı sona ermiş eser kategorisine girmektedirler, yani 70 yılı doldurmuş ve eser vasfını taşıyan kültür varlıkları, telif hukuku yönünden anonim hale dönüşmüş eserlerdir. Bu tür eserler, artık ‘Devlet Malı’ niteliğinde olduğunu vurgulanarak, telif hukukuna istisna getirilmiştir.

Estetik değeri olan heykeller, kabartmalar ve oymalar, mimarlık eserleri, el işleri ve küçük sanat eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil keza moda tasarımları, yazılar, musiki eserleri, anonim veya münhasır sahibinin meydana getirdiği türkü ve şarkılar, eser vasfını içermektedirler.

Ve yine, Kültür Varlığından Türetilen Eserler, örneğin bir kültür varlığının fotoğrafının çekilmesi, filminin yapılması, 3 boyutlu kopyasının yapılması gibi faaliyetler sonunda ortaya çıkacak, fotoğraf, film, kopya, işleme gibi kültür varlığına bağlı ikincil ürünler, belirli özellikleri taşımaları koşuluyla telif hukuku kapsamında ‘Eser’ olarak kabul edilecektir ki, burada tescil mercii Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Müdürlüğüdür.

Fikir ve Sanat Eserlerinin konusu, aklın, düşüncenin ve hissedip ifade etmenin ortaya çıkardığı fikri ürün ve ürünün sahibinin korunmasıdır. Burada şu durum ortaya çıkmaktadır. Bölgeye ait müzik eserleri, ağıtlar veya şiir, beste ya da bir mekanın çekimi gibi, meydana gelen Eserde, eseri meydana getiren kişinin yaşadığı ortam, birlikte olduğu topluluk, geçmişten getirdiği gelenek ve göreneklerinin ruhundaki etkisi, esere öznel bir hususiyet de bahşedebilmektedir. Bunu örneklendirebilirsek, bir batılının Gaziantep’i bir film ile anlatma formatı veya neşeli ya da hüzünlü bir melodiyi seslendirmesi ile, Gaziantep’li yani yöreye-bölgeye ait insanın meydana getireceği esere aktaracağı duygu çok farklı olacaktır. Bu sebeple belirli bir yöre ve kültür üretimi olan eserler, aynı yöreye ait toplum tarafından çok daha çabuk özümsenecek, benimsenecektir.

Ve tüm bu Eserler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ilgili mevzuat hükümleri ile tescil ve koruma altına alınmaktadır.

 

2024- Gaziantep Üniversitesi – Gaziantep / 6. Uluslararası Geleneksel Yöresel Kültürel Değerler Sempozyumu