Tuna Peker
Avukat
Marka ve Patent Vekili
Avrupa Patent Vekili
Uzman Arabulucu
Geleneksel sanatlar, bir toplumun tarihsel derinliğini ve kültürel kimliğini yansıtan yaşayan miraslardır. Bu eserlerin korunması, hem toplumsal bir mirasın sürdürülmesi hem de bu eserleri üreten sanatçıların (ustaların) emeklerinin hukuki güvence altına alınması açısından kritik öneme sahiptir.
Geleneksel sanatların korunması, Türk hukuk sisteminde ve uluslararası mevzuatta iki temel kulvarda ele alınmaktadır:
- Toplumsal Koruma: Coğrafi İşaretler ve Geleneksel Bilgi
Toplumun ortak mirası olan sanat dalları (örneğin; İznik Çinisi, Hereke Halısı, Ebru Sanatı), bireysel bir mülkiyetten ziyade ortak bir değer olarak korunur.
Coğrafi İşaret Tescili: Belirli bir yöreye ait olan geleneksel ürünlerin (el sanatları dahil) kalitesini ve üretim metodunu korur. Bu sayede, o yöre dışındaki taklit üretimin önüne geçilir.
UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras: Uluslararası düzeyde, sanatın icra yöntemlerinin ve “Yaşayan İnsan Hazineleri”nin tescillenerek gelecek nesillere aktarılmasını sağlar.
Geleneksel Bilgi (Traditional Knowledge): Anonim olan ve kuşaktan kuşağa aktarılan tekniklerin, üçüncü kişilerce haksız yere patentlenmesini engelleyen savunmacı koruma mekanizmalarıdır.
- Bireysel Hukuki Koruma Yolları
Geleneksel bir sanatı icra eden modern bir sanatçı, eserini oluştururken kendi yaratıcılığını kattığı anda bireysel haklar kazanır.
Fikri Mülkiyet Hakları (FSEK) hükümlerine göre ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında, geleneksel bir motiften yola çıkarak üretilen ancak “sahibinin hususiyetini taşıyan” (özgünlük arz eden) her eser korunur.
Mali Haklar : Eserin çoğaltılması, yayılması, temsil edilmesi ve dijital ortama aktarılması hakları sanatçıya aittir.
Manevi Haklar : Adın belirtilmesi yetkisi ve eserde değişiklik yapılmasını men etme hakkı gibi devredilemez haklardır.
Hak : Tescil ile sağlanır.
Eğer geleneksel sanat, bir ürün tasarımına dönüşüyorsa, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu devreye girer:
Tasarım Tescili ile, geleneksel motiflerin modernize edilerek yeni bir formda sunulması durumunda, bu görsel tasarım 25 yıla kadar tescil ile korunabilir.
Markalaşma, Sanatçının veya atölyenin kendi adını bir marka olarak tescil etmesi, ticari itibarının korunmasını sağlar.
Tescil halinde, bir ‘Hak İhlali’ Durumunda Başvurulabilecek Yollar da mevcuttur. Geleneksel esaslı ancak eser niteliği kazanmış bir ürünün
izinsiz kullanımı veya taklit edilmesi durumunda şu hukuki süreçler işletilebilir:
- Tecavüzün Men’i Davası Süregelen bir ihlalin durdurulması
- Tecavüzün Ref’i Davası İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması
- Maddi ve Manevi Tazminat Oluşan ekonomik kaybın ve manevi zararın giderilmesi.
- Ceza Davası FSEK kapsamında hapis veya adli para cezası istemiyle şikayette bulunulması.
Burada dikkat edilmesi gereken kritik nokta: “Anonimlik” iddiası – savıdır. Geleneksel sanatlarda en büyük hukuki zorluk, eserlerin çoğunun anonim olmasıdır.Yüzyıllardır kullanılan bir motif “kamu malı” sayıldığı için tek bir kişi adına tescil edilemez iddia ve savunması da yapılabilir, ancak; o motifi kullanarak yeni ve özgün bir kompozisyon yaratan sanatçı, gerek tasarım, gerek marka gerek ise ürün detayları ile sair hususlarda, o kompozisyon-orjinal- üzerinde hak sahibi olur ve korunur.
- Vizyon Sanat Dergisi – Anadolu Medeniyetleri