II/Bir Karar Analizi / KULLANMAMA NEDENİYLE HÜKÜMSÜZLÜK

MARKA TESCİLİNDE KULLANMA ZORUNLULUĞU VE KULLANMAMA NEDENİYLE HÜKÜMSÜZLÜK:

ANKARA 3. FSHHM ÖRNEK BİR KARAR İNCELEMESİ:

ÖZET

Marka hukukunda tescil, sahibine münhasır haklar bahşederken aynı zamanda markayı tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından “ciddi bir biçimde kullanma” külfetini de yüklemektedir. Bu çalışma, Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin yargılaması yapılmak sureti ile, müvekkil şirket lehine kesinleşmiş ilgili dosyası baz alınarak, 5 yıllık süre zarfında kullanılmayan markaların hükümsüzlüğü ve ispat vasıtalarını ele almaktadır.

  1. GİRİŞ

Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlayan işarettir. Ancak, TPMK’nda sadece tescil odaklı markanın işlenmesi, “sicilin işgal edilmesi” riskini doğurur. Kanun koyucu, bu riski bertaraf etmek amacıyla marka sahibine tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde markasını kullanma zorunluluğu getirmiştir.

  1. DAVANIN KONUSU VE TARAFLARIN İDDİALARI

İncelemeye konu davada davacı, davalı adına tescilli “SULTAN SOFRASI” markasının son beş yıldır kullanılmadığını iddia ederek markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.

Davalı taraf ise markanın billboardlarda, web sitelerinde ve ilanlarda reklam amaçlı kullanıldığını, kullanım yükümlülüğünün yerine getirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

  1. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE “CİDDİ KULLANIM” KRİTERİ

Mahkeme, kararında “ciddi kullanım” kavramını şu kriterlere dayandırmıştır:

Ayırt Edici Karakterin Korunması: Markanın tescil edildiği haliyle veya ayırt edici karakteri değiştirilmeden kullanılması şarttır.

Nicelik ve Nitelik: Kullanım, sadece “yasak savma” (sembolik) amacıyla değil, mal ve hizmetlerin pazar payını koruma veya yaratma amacı taşıyan ciddi bir boyutta olmalıdır.

Sınıf Uyumu: Kullanım, ancak markanın tescil edildiği sınıftaki mal veya hizmetler üzerinde gerçekleştiğinde hukuki sonuç doğurur.

  1. İSPAT KÜLFETİ VE MAHKEMENİN KARARI

Marka hukukunda kullanımın ispatı külfeti marka sahibine aittir. Davalı tarafın sunduğu deliller incelendiğinde; sunulan reklam görsellerinin davanın açılmasından sonraya ait olduğu,kullanımların ise, “SULTAN SOFRASI” değil, bizzat müvekkil şirkete ait “SULTAN” ibaresini taklit ile kullanıma yönelik olduğu, ilanların markasal kullanım değil, hatta eleman alımına dair  ilan niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.

Bu gerekçelerle, davalı markasının ciddi bir kullanımının ispatlanamadığı kabul edilerek davalı tarafın markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

  1. EMSAL YARGITAY KARARI VE GÜNCEL DURUM

Karar tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK, 2017 yılında yerini 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK)’na bırakmıştır. Ancak “kullanmama nedeniyle iptal” kurumu SMK m. 9 ve m. 26 kapsamında varlığını halen korumakta olup;

Özetle, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, emsal kararlar da özetle :

“…Marka kullanımının ciddi olması için tescilli olduğu mal veya hizmetler bakımından ekonomik yarar sağlayacak ve ticari etki yaratacak şekilde piyasaya sunulmuş olması gerekir. Sadece kataloglarda yer alması veya numune gönderilmesi tek başına ciddi kullanım teşkil etmez. Kullanımın tescil kapsamındaki emtia ile sınırlı olması zorunludur…”

  1. SONUÇ

İncelenen mahkeme kararı, marka hakkının sadece bir “belge” sahibi olmak olmadığını, bu hakkın ekonomik hayatta fiilen karşılık bulması gerektiğini teyit etmektedir. Marka sahiplerinin, tescil ettirdikleri her sınıfta ciddi ve sürekli bir kullanım sergilemeleri, aksi halde hükümsüzlük riskinden kaçınamayacakları açıktır.

  

DİPNOTLAR

¹ 556 sayılı KHK m. 14 ve m. 42/1-c  uyarınca kullanım zorunluluğu 5 yıldır.

² Markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden farklı unsurlarla kullanımı da “kullanım” sayılır.

³ İspat yükü, markasını kullandığını iddia eden davalı marka sahibindedir.

⁴ Dava açılmasından önceki 3 ay içinde yapılan kullanımlar, ciddi olsa dahi dikkate alınmayabilir (KHK 42/1-c)