I/ Bir Karar Analizi / ENDÜSTRİYEL TASARIM

Sınai Mülkiyet Hukukunda bir tasarımın tescil edilebilirliği; yenilik ve ayırt edici nitelik kriterlerinin kümülatif olarak karşılanmasına bağlıdır.

Vekil olarak takip ettiğimiz ve çok uzun süren ve ancak çok yeni kesinleşen müvekkil Erdal Şimşek adına ikame ettiğimiz bir dava, nihayet, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleşmiştir.

Bu iptal davasına ait karar detayında, tasarımcının seçenek özgürlüğünün kısıtlı olduğu alanlarda dahi küçük ama yapısal farklılıkların “ayırt edicilik” unsuru için yeterli olduğunu kanıtlamıştır. Aşağıda kısaca sunacağımız bu karara dair özet ve kararda el alınan kritik noktalar şu şekildedir.

Uyuşmazlığın Arka Planı ve Türk Patent ve Marka Kurumu Kararı :

Davacı müvekkil adına, öncelikle yurtdışında yapmış olduğumuz tescil başvurusu ve bu başvurunun kabulünün ardından, bu defada,   “Segmentsiz İki Parçalı Köşe Boru” unvanıyla Türk Patent ve Marka Kurumuna yapılan tasarım başvurumuz,  Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından ‘internet’ üzerinden kamuya sunulan benzer bir görsel referans gösterilerek reddedilmiştir.

Kurum, ürünün görünümünün esas olduğunu savunarak malzeme ve üretim yöntemi farklılıklarının tasarımı yeni kılmayacağını ve bu hali ile tescil kararı veremeyeceğini belirtmiştir.

Teknik Farklılıkların Görsel İntiba Üzerindeki Rolü :

Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada, müvekkilin tasarımının sadece estetik bir form değil, aynı zamanda özgün bir birleşme mekanizması sunduğu ispat edilmiştir:

Yapısal Mekanizma:

Tasarımın, üst parçadaki 4 adet tırnağın alt parçadaki kanallara geçmesiyle oluşan iki parçalı yapısı, emsal alınan yekpare silikon borulardan temelden ayrılmaktadır.

İşlevsel Ayrım:

Ret kararına mesnet alınan ürün otomobillerde gaz/sıvı geçişi sağlayan bir hortumken; müvekkilin tasarımı alüminyum malzemeden üretilen, pratik bir kapatıcı/kaplayıcı niteliği taşıyan de-monte bir üründür.

Görsel Bütünlük:

Tırnakların iç çeperde gizli kalması ve dışarıdan pürüzsüz bir yüzey sunması, tasarımın “bilgilenmiş kullanıcı” nezdinde ayırt edici bir genel izlenim oluşturmasını sağlamıştır.

“Bilgilenmiş Kullanıcı” ve “Seçenek Özgürlüğü” Analizi :

Mahkeme, ayırt edici niteliğin tayininde 6769 sayılı SMK m. 56/5 uyarınca “bilgilenmiş kullanıcı” kriterini esas almıştır. Kararda şu hususların altı çizilmiştir:

Köşe boru tasarımlarında fonksiyonel zorunluluklar nedeniyle tasarımcının seçenek özgürlüğü geniştir ancak mutlak sınırsız değildir.

İki tasarım arasındaki benzerliklerin yanı sıra, tırnaklı birleşim yapısı gibi farklılıklar, tasarımcıya SMK kapsamında korunması gereken bir özgünlük kazandırmıştır.

Yargıtay Onaması ve Hukuki Durum :

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin denetiminden de geçen karar , Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 18.12.2025 tarihli ve 2025/7654 K. sayılı kararıyla oy birliğiyle onanmıştır. Bu kararla birlikte;  Türk Patent ve Marka Kurumu’nun sayılı ret kararı iptal edilmiştir.

Müvekkilin WIPO  nezdindeki tescili ile uyumlu olarak, yaklaşık 5 yıllık bir yargı süreci sonucunda, bu tasarımın Türkiye’deki yenilik vasfı da yargı kararıyla sonuçlanmıştır.

Bu karar, tasarımcıların uluslararası tescilli haklarının, teknik ve görsel detaylar göz ardı edilerek yapılan sığ karşılaştırmalarla ihlal edilemeyeceğini bir kez daha teyit etmiş olup, tasarım hukukunda “aynılık” ve “benzerlik” arasındaki ince çizginin, ürünün yapısal detayları ve kullanım amacı doğrultusunda nasıl yorumlanması gerektiğini gösteren emsal bir ilamdır. 

Ve sonuç; uluslararası tescilli hakların, yerel idari kararlar karşısında hukuki denetim yoluyla nasıl korunabileceğini açıkça ortaya koymaktadır.

Av. Arb. Tuna Peker 

Marka ve Petent Vekili