GERİ PLANA İTİLMİŞ TÜRK EL SANATLARI, TARİHSEL SÜREÇ VE HUKUKİ KORUMA

Tuna Peker

Avukat

Marka ve Patent Vekili

Avrupa Patent Vekili

Arabulucu

 

Türk el sanatları, tarih sürecinde, günlük yaşamdan mimariye, inanç sistemlerinden sosyal ilişkiler ağlarına kadar geniş bir kültürel alanı kapsar. Ancak modernleşme, sanayileşme ve küresel tüketim alışkanlıkları nedeniyle birçok geleneksel el sanatı unutulmakta veya yalnızca turistik objeler hâline gelmektedir. Bu nedenle bu sanatların tanımlanması, belgelenmesi ve hukuki yollarla korunması önem arz etmektedir. Türk el sanatları, yüzyıllar boyunca Anadolu’nun kültürel, ekonomik ve sosyal yaşamının temel unsurlarından biri olmuştur. Ancak sanayileşme, seri üretim ve modern yaşam tarzlarının yaygınlaşmasıyla birlikte birçok geleneksel el sanatı unutulmuş ya da geri plana itilmiştir. Bu makalede, unutulmaya yüz tutmuş Türk el sanatları ele alınarak bu sanatların tarihsel kökenleri, kültürel önemi ve günümüzde karşılaştıkları sorunlar incelenmektedir. Ayrıca, bu sanatların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik öneriler sunulmaktadır.

Türk El Sanatlarının Tarihsel Gelişimi

  • Orta Asya ve Göçebe Dönem

Türklerin tarihsel süreçte geliştirdikleri el sanatları, ilk olarak göçebe kültürel pratiklerle şekillenmiştir. Keçe yapımı, deri işlemeciliği ve atlı göçebe toplumların günlük kullanım nesneleri bu dönemde ortaya çıkmıştır. Bu sanatlar toplumsal ihtiyaçlara göre gelişmiş, ancak yazılı kaynaklarda ayrıntılı şekilde yer bulamamıştır.

  • Selçuklu Dönemi

Çini sanatı ve ahşap işçiliği, bu dönemde mimariye bütünleşmiş eserler ortaya koymuştur. Selçuklu çinicilik geleneği, özellikle geometrik ve bitkisel motifler bakımından zengindir; ancak sonraki dönemlerde özgün tekniklerin bir kısmı kaybolmuştur.

  • Osmanlı Dönemi

Osmanlı İmparatorluğu, el sanatları açısından oldukça zengin bir dönemdir. Ebru, tezhip, minyatür, yazmacılık, bakır işlemeciliği gibi sanatlar hem saray hem de halk kültüründe yer almıştır. Ancak sanayileşme ile bu tekniklerin özgün aktarımı zayıflamıştır.

  • Cumhuriyet Dönemi ve Modern Türkiye

Cumhuriyet’in ilk yıllarında el sanatları eğitim ve derlemelerde yer bulsa da, özellikle 1950 sonrası seri üretim ve endüstrileşme ile birlikte birçok geleneksel sanat unutulma tehdidi ile karşılaşmıştır.

Bu meyanda, ‘Unutulmuş ve Geri Plana İtilmiş Türk El Sanatları’

  • Keçecilik

Keçecilik, koyun yününden elde edilen keçe ile yapılan en eski Türk el sanatlarından biridir. Orta Asya Türk topluluklarında çadır, yaygı ve giysi yapımında yaygın olarak kullanılmıştır. Günümüzde ise sentetik malzemelerin tercih edilmesi ve zahmetli bir üretim sürecine sahip olması nedeniyle keçecilik büyük ölçüde unutulmuştur.

  • Yazmacılık

Yazmacılık, kumaş üzerine el kalıplarıyla desen basma sanatıdır. Tokat, Kastamonu ve Gaziantep gibi bölgelerde yaygın olan bu sanat, özellikle Anadolu kadınlarının günlük yaşamında önemli bir yere sahipti. Seri tekstil üretiminin yaygınlaşmasıyla birlikte el yapımı yazmalar yerini fabrikasyon ürünlere bırakmıştır.

  • Bakırcılık

Bakır kapların dövülerek şekillendirilmesiyle ortaya çıkan bakırcılık sanatı, Osmanlı döneminde mutfak kültürünün vazgeçilmez bir parçasıydı. Günümüzde çelik ve teflon ürünlerin tercih edilmesi, bakırcılığın ekonomik değerini azaltmış ve bu sanat dalı ustasız kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır.

  • Sedefkârlık

Ahşap yüzeylerin sedef, fildişi veya bağa ile süslenmesi esasına dayanan sedefkârlık, özellikle Osmanlı saray sanatları arasında önemli bir yer tutmuştur. İnce işçilik gerektirmesi ve uzun zaman alması nedeniyle günümüzde sınırlı sayıda usta tarafından icra edilmektedir.

  • Çömlekçilik ve Testicilik

Topraktan yapılan kapların günlük yaşamda kullanıldığı çömlekçilik, plastik ve cam ürünlerin yaygınlaşmasıyla işlevini yitirmiştir. Bazı bölgelerde turistik amaçlı üretim devam etse de geleneksel kullanım büyük ölçüde azalmıştır.

  • Yemenicilik

Yemenicilik, Anadolu’da özellikle Gaziantep, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa yörelerinde gelişmiş, bugün büyük ölçüde unutulmuş geleneksel bir el sanatıdır.

Tamamen doğal deriden, el dikişiyle yapılan yemeni adı verilen ayakkabılar üretilir. Çivi ya da yapıştırıcı kullanılmaz; taban, yüz ve astar kısımları elde dikilir. Ayağı terletmemesi ve sağlıklı olmasıyla bilinir.

Sanayileşme ve seri üretim ayakkabıların yaygınlaşmasıyla yemenicilik günümüzde az sayıda usta tarafından yaşatılmaya çalışılmaktadır.

  • İğne Oyası (Nallıhan İğne Oyaları)

Nallıhan iğne oyaları, yüzlerce yıllık bir geçmişe sahiptir ve dokuma üzerine ince iğneyle işlenen motifler içerir. Günümüzde üretimi sınırlı sayıda usta tarafından yapılmakta olup, bazı stilleri artık unutulma noktasındadır. Bu oyalar coğrafi işaretle tescillenmiştir.

  • Kilis Yorganları

Kilis yöresine özgü yorgan işçiliği, geleneksel iğneleme ve nakış tekniklerine dayanır. Daha önce yaygın olan bu üretim biçimi, fabrika üretimine kayma nedeniyle azalmakla birlikte sosyal projelerle yeniden teşvik edilmektedir.

  • Ebru Sanatı

Suyun yüzeyinde şekillenen ve sabırla hayat bulan geleneksel bir Türk el sanatıdır. Özel olarak hazırlanan suyun üzerine serpilen doğal boyalar, ustanın dokunuşlarıyla benzersiz desenlere dönüşür. Her ebru çalışması tektir; aynısı bir daha yapılamaz. Geçmişte kitap süslemelerinde ve hat sanatında sıkça kullanılan ebru, günümüzde unutulmaya yüz tutmuş olsa da kültürel mirasımızın zarif ve derin anlam taşıyan bir parçasıdır.

El Sanatlarının Unutulma Nedenleri

Türk el sanatlarının geri plana itilmesinin başlıca nedenleri arasında sanayileşme, seri üretim, ekonomik getirinin düşük olması, çırak yetişmemesi ve genç neslin bu sanatlara ilgi göstermemesi yer almaktadır. Ayrıca, geleneksel üretim süreçlerinin zaman alıcı ve zahmetli olması da bu sanatların sürdürülebilirliğini zorlaştırmaktadır.

Koruma ve Yaşatma Önerileri

Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının yaşatılması için:

Eğitim kurumlarında el sanatlarına yönelik uygulamalı dersler artırılmalı,

Usta-çırak ilişkisini destekleyen projeler geliştirilmelidir,

Kültürel miras bilincini artıracak sergi, festival ve atölye çalışmaları düzenlenmelidir,

Devlet ve yerel yönetimler tarafından maddi ve manevi destek sağlanmalıdır.

Hukuki Koruma Mekanizmaları

-Kültür ve Turizm Bakanlığı ile UNESCO aracılığıyla Somut Olmayan Kültürel Miras listeleri oluşturulmaktadır. Bu kapsamda el sanatlarının tanımlanması, envantere alınması ve ulusal düzeyde korunması sağlanır. Somut Olmayan Kültürel Miras Envanteri kapsamında, “Somut olmayan kültürel mirasın korunması, yalnızca bir sanat eserini belgelemek değil; o sanatın aktarıldığı toplumsal bağlamı, aktarıcıları ve geleneksel uygulamaları yaşatmayı da gerektirir.”

UNESCO’nun “Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması” Sözleşmesi çerçevesinde el sanatları bir kültürel miras alanı olarak tanımlanmıştır. Bu kapsamda el sanatları ölçütlü envanter çalışmaları, belgelenme ve tanıtım süreçleriyle korunmaktadır. Türkiye, bu sözleşmeye 2006 yılında taraf olmuştur.

Aynı zamanda,

-Fikri ve Sınai Haklar Yoluyla Koruma da sağlanmaktadır. Türk el sanatlarının korunmasında fikri haklar önemli bir araçtır. Örneğin, belirli bir bölgeye özgü ürünler coğrafi işaret ile korunabilir,  ‘Coğrafi İşaret’ tescili ile koruma sağlanır.

Tasarım ve Marka Tescili kapsamında yine koruma sağlanabilir.

Telif Hakları kapsamında koruma ile, özellikle motif ve desenlerde eser sahibine hukuki koruma sağlanır.

Bütün bu yollar, sadece ürünü değil onun kültürel bağlamda ileri tarihlerde nesilden nesile aktarımını da sağlayacak ve aynı zamanda, geleneksel – ulusal – kültürel miras koruma altına alınacaktır.

Sonuç

Türk el sanatları, tarihsel süreçte köklü bir kültürel birikim oluşturmuştur. Ancak modernleşmenin etkisiyle birçok sanat sürdürülebilir bir aktarım süreci bulamamaktadır.

Bu nedenle;

Belgeleme ve araştırma programları ile sanatların tanımlanması,

Hukuki koruma araçları ve Tescil (Coğrafi İşaret, Marka, Tasarım….…)

Eğitim ve aktarıma yönelik destekler,

Turizm ve kültür politikalarıyla entegrasyon gerekmektedir.

Bu adımlar, hem kültürel sürekliliğin sağlanmasına hem de el sanatlarının ekonomik olarak da desteklenmesine katkı sağlayacaktır.

 

Kaynaklar :

Cansız, A. Somut Olmayan Kültürel Mirasın Koruma Yaklaşımları Bağlamında Geleneksel El Sanatları. Kültür ve Turizm Bakanlığı.

Özcan, F. Nallıhan Yöresinde İğne Oyacılığı. Kültür Bakanlığı Yayınları.

Kültür ve Turizm Bakanlığı / UNESCO Türkiye Millî Komisyonu. Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri.

 

  • Renkahenk Dergisi Yayın Taslağıdır